Çocuğunuzun konuşurken takıldığını, sesleri veya heceleri tekrarladığını fark etmek endişe verici olabilir. Bu durum, “erken dönem kekemelik” olarak bilinir ve birçok ailenin karşılaştığı bir süreçtir. Neyse ki, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış müdahale yöntemleri mevcuttur. Lidcombe Programı, okul öncesi dönemdeki (genellikle 6 yaş altı) çocukların kekemelik terapisinde kullanılan, kanıta dayalı ve ebeveyn merkezli bir terapi yaklaşımıdır. Bu yazıda, Lidcombe Programı’nın ne olduğunu, nasıl işlediğini ve neden bu kadar başarılı olduğunu detaylıca ele alacağız.
Lidcombe Programı Nedir?
Lidcombe Programı, Avustralya’daki Sydney Üniversitesi’nde geliştirilmiş davranışsal bir terapi modelidir. Programın temel amacı, çocuğun doğal ortamında, yani evde, akıcı konuşmasını artırmak ve kekemeliği ortadan kaldırmaktır. Bu terapi, çocuğun konuşmasına doğrudan müdahale etmeyi içerir. Ancak bu müdahale, cezalandırıcı değil, tamamen destekleyici ve pozitif bir temele dayanır. Terapinin uygulayıcısı, eğitim almış bir dil ve konuşma terapistinin rehberliğindeki ebeveynlerdir.
Lidcombe Programı Kimler İçin Uygundur?
Bu program, özellikle belirli bir grup için tasarlanmıştır. Çocuğunuz için uygun olup olmadığını anlamak, terapi başarısı için ilk adımdır.
- Yaş Grubu: Genellikle 6 yaşından küçük, yani okul öncesi dönemdeki çocuklar için idealdir.
- Kekemelik Türü: Gelişimsel kekemeliği olan çocuklar hedeflenir.
- Aile Katılımı: Terapinin temel taşı ebeveyn katılımı olduğu için, sürece zaman ayırmaya ve aktif rol almaya istekli aileler için uygundur.
Eğer çocuğunuzda kekemelik belirtileri fark ettiyseniz, kapsamlı bir değerlendirme için mutlaka bir dil ve konuşma terapistine danışmalısınız.
Terapinin Temel İlkeleri Nelerdir?
Lidcombe Programı, anlaşılması kolay ve uygulaması net ilkelere dayanır. Bu ilkeler, terapinin etkinliğini sağlayan yapı taşlarıdır.
Ebeveyn Merkezli Yaklaşım
Programın en ayırt edici özelliği, terapinin merkezine ebeveyni koymasıdır. Dil ve konuşma terapisti aileye koçluk yapar. Ebeveynler, terapistten öğrendikleri teknikleri günlük yaşamda uygular. Bu sayede terapi, sadece haftalık seanslarla sınırlı kalmaz, çocuğun hayatının doğal bir parçası haline gelir. Bu ebeveyn temelli terapi yaklaşımı, çocuğun en güvendiği kişilerle çalışarak kendini daha rahat hissetmesini sağlar.
Sözel Pekiştireçler (Verbal Contingencies)
Programın kalbinde “sözel pekiştireçler” yer alır. Ebeveyn, çocuğun konuşmasına belirli şekillerde geri bildirim verir. Bu geri bildirimler, çocuğun akıcılığını artırmayı hedefler.
| Konuşma Durumu | Ebeveyn Geri Bildirimi | Örnek Cümle |
| Tamamen Akıcı Konuşma | Olumlu ve net bir övgü | “Ne kadar güzel ve akıcı konuştun!” |
| Tamamen Akıcı Konuşma | Akıcı konuşmayı onaylama | “Hiç takılmadın.” |
| Tamamen Akıcı Konuşma | Kendiliğinden değerlendirme isteme | “Bu cümlede hiç takılma var mıydı?” |
| Kekemelik Anı | Düzeltme isteme | “O kelimeyi bir daha akıcı söyler misin?” |
| Kekemelik Anı | Nazikçe fark ettirme | “Orada küçük bir takılma oldu.” |
Buradaki tüm geri bildirimler son derece nazik, destekleyici ve pozitif bir tonda yapılmalıdır. Amaç, çocuğu utandırmak veya cezalandırmak değil, ona akıcı konuşma becerisini fark ettirmektir. Terapinin eğlenceli ve oyun temelli olması esastır.
Lidcombe Programı Nasıl İşler: Terapi Aşamaları
Terapi süreci, yapılandırılmış iki temel aşamadan oluşur. Bu aşamalar, kekemeliğin ortadan kaldırılması ve bu durumun kalıcı olmasını sağlamak için tasarlanmıştır.
Aşama 1: Düzenli Klinik Ziyaretleri ve Ev Pratikleri
Bu ilk aşama, terapinin en yoğun olduğu dönemdir. Aileler, haftada bir kez dil ve konuşma terapisti ile buluşur. Bu seanslarda terapist:
- Ebeveynin uyguladığı teknikleri gözlemler ve geri bildirim verir.
- Çocuğun kekemelik şiddetini objektif olarak ölçer.
- Ebeveyne bir sonraki hafta için hedefler belirlemesinde yardımcı olur.
Ebeveynler ise her gün evde, genellikle 10-15 dakikalık yapılandırılmış oyun seansları sırasında öğrendikleri pekiştireçleri uygular. Bu aşama, çocuğun kekemeliği neredeyse tamamen ortadan kalkana veya çok düşük seviyelere inene kadar devam eder.
Lidcombe Programı kesinlikle bir uzman tarafından öğretilmelidir. İnternetten veya kitaplardan okunarak ebeveynlerin kendi başlarına uygulaması, yanlış kullanımlar nedeniyle çocuğun kaygısını artırabilir ve kekemeliği kötüleştirebilir. Mutlaka sertifikalı bir terapistten destek alın.
![]()

Aşama 2: Sürdürme ve Genelleme
Çocuğun konuşmasındaki akıcılık belirgin şekilde arttığında ikinci aşamaya geçilir. Bu aşamanın amacı, kazanılan akıcılığın kalıcı hale gelmesini sağlamaktır. Klinik ziyaretlerinin sıklığı kademeli olarak azaltılır (örneğin iki haftada bir, ayda bir, üç ayda bir). Ebeveyn, geri bildirimleri daha az sıklıkta kullanmaya başlar. Bu aşama, akıcılığın yaklaşık bir yıl boyunca korunduğundan emin olmak için gereklidir ve terapinin başarısı için kritik öneme sahiptir.
Sonuç
Lidcombe Programı, erken dönem çocuklarda kekemelik için bilimsel temelleri en güçlü olan müdahale yöntemlerinden biridir. Ebeveynleri terapi sürecinin merkezine alarak onlara güç verir ve çocukların kendi doğal ortamlarında, güvenle iyileşmelerini sağlar. Eğer çocuğunuzun konuşma akıcılığı ile ilgili endişeleriniz varsa, uzman bir dil ve konuşma terapistine başvurarak Lidcombe Programı gibi kanıta dayalı kekemelik terapisi yöntemleri hakkında bilgi almak, atılacak en doğru adımdır. Unutmayın, erken müdahale her zaman en iyi sonuçları getirir. Ayrıca “Çocuğum Kekeliyor Ne Yapmalıyım? Okul Öncesi Kekemelik” adlı makaleme de göz atabilirsiniz.
Kaynakça
- Onslow, M., Packman, A., & Harrison, E. (2003). The Lidcombe Program of Early Stuttering Intervention: A Clinician’s Guide. Pro-Ed.
- Jones, M., Onslow, M., Packman, A., Williams, S., Ormond, T., Schwarz, I., & Gebski, V. (2005). Randomised controlled trial of the Lidcombe programme of early stuttering intervention. BMJ, 331(7518), 659. https://doi.org/10.1136/bmj.38520.451840.E0
- Lewis, C., Packman, A., Onslow, M., Simpson, J. M., & Jones, M. (2008). A phase II trial of telehealth delivery of the Lidcombe Program of Early Stuttering Intervention. American Journal of Speech-Language Pathology, 17(2), 139-149.