Meritokrasiyönetim gücünün, yetenek ve kişilerin bireysel üstünlüğüne yani liyakata dayandığı yönetim biçimidir. Bu yönetim şeklinde idare gücü, üstün özellikleri olduğu düşünülen kişiler arasında paylaştırılmaktadır, kayırma yoktur. Özellikle kamu yönetiminde daha bilgili ve yetenekli kişilerin seçilmesi ve yine hizmet içindeki ilerleme ve yükselmelerinin bilgi, başarı ve yetenek kıstaslarına göre yapılmasını amaçlar.

Kökeni

Meritokrasi kelimesi ilk kez Britanyalı sosyolog Michael Young’ın hiciv tarzındaki eseri Rise of the Meritocracy (Meritokrasinin Yükselişi)’nde geçmektedir. Bu kelime Latince meritum ile Yunanca kratein (κρατεῖν) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Meritum; yeterli ve değer anlamına, kratostan türeyen krasi ise güç, etki ve kuvvet anlamına gelmektedir. Kelimeler birleşince ortaya çıkan kelime ise toplumda değerlilerin, seçkinlerin güçlü ve etkili olmasını savunan bir görüşün adıdır. Dolayısıyla üst kademelerde zekâ, çalışkanlık ve diğer meslekî hünerleri bulunan kişilere yer verilmesi anlamına gelmektedir.

Sistem

Liyakat sistemi (merit system), siyasî kayırmacılık sisteminin uygulamada olumsuz sonuçlar vermesi neticesinde ortaya çıkan bir sistemdir. Sistem, 1883 tarihli “Pendleton Act”’in ABD’de uygulanmasıyla başlanmıştır. Kayırma sisteminin ortaya çıkışından itibaren geçen zaman içinde devletin rolü büyük ölçüde değişmiştir. Devletin geleneksel düzenleyicilik işlevleri hem hacim yönünden katlanarak artmış, hem alan itibarıyla son derece genişlemiş; bunun sonunda devlet yeni ve büyük sorunlar üstlenmiştir. Devletin bu yeni görevlerini yerine getirebilmek için modern kamu personeli, zamanımızın sosyal, ekonomik, bilimsel ve teknik problemlerini çözme gücüne sahip olmalıdır. Bu ihtiyaçlarla ve sorunlarla karşı karşıya kalan devlet, bunları çözümleme sorumluluğunu üzerine almış ve “liyakat sistemini” geliştirmiştir. Konuyla ayrıntılı bilgi, yazarın Kamu ve Kamu Personeli kitabında bulunmaktadır.

  • Ayrıca sosyolog Melvin Tumin’in ifade ettiği üzere meritokrasi, toplum içerisinde bireylerin yetenekleri ölçüsünde rol almaları durumudur.

İngiltere merkezli Meritocracy Party, beş maddeden oluşan bir manifesto yayımlamıştır. Bu maddeler şu şekildedir:

  1. Kayırmacılık yoktur: Ailenizin değil, sizin kim olduğunuz önemlidir.
  2. Yandaşçılık yoktur: Başkalarının sizin için ne yapabildiği değil, sizin ne yapabildiğiniz önemlidir.
  3. Ayrımcılık yoktur: Cinsiyet, ırk, din, yaş, geçmiş önemsizdir. Yetenek her şeydir.
  4. Eşit imkânlar: Herkesle aynı noktadan başlar ve yeteneklerinizin sizi götürdüğü yere gidersiniz.
  5. Tatminkar erdemler: En başarılı insanlar, en yüksek tatmine erişirler.

Teorikte mükemmel bir sistem gibi duruyor peki eleştirilecek yönleri yok mu?

Eleştiriler

Balibar ve Wallerstein tarafından, nepotizmaya karşı ilerici uygulamaları olduğu vurgulandığı halde kapitalist toplum yapısından dolayı iyi eğitime ulaşmayı sağlayacak maddi imkanların yarattığı ayrıcalıkla iyi eğitilmiş olanın daha yetenekli ve zeki olanın önüne geçmesine neden olduğu gerekçesiyle eleştirilmiştir.

Gelelim İnci Sözlük filozoflarımız bu sistem hakkında neler söylemiş;

Bu bölümde rastgele seçilmiş 3 #entry yer almaktadır.

  • yeteneklilerin ve zekilerin hiyerarsik anlamda yukarilara yerlestigi toplumsal duzen.
  • üç tarafı denizle çevrili güzide ülkemizde yükselmek, akademik hayattan tutun da siyasete, hatta sanata kadar liyakata değil de cemaata, hemşehriliğe vs. bağlı olduğundan bize uymayacak sosyal sistem
  • meritokrasiye göre meziyet çoğu zaman akıllı ve gayretli olmaktır diye anlatılsa da babadan oğula geçen imkanlar göz önüne alındığında asıl meziyetin şanslı doğmak olduğu anlaşılabilir.

Sizce ülkemizde bu yönetim sistemi uygulanabilir mi veya uygulanmalı mı? yorum olarak aşağıya yazabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın